İş Hukuku, Sendikal Haklar ve İşçi Güvencesine İlişkin Güncel Emsal Kararlar
Yargıtay, işyeri sendika temsilcilerinin iş güvencesini genişleten emsal kararlara imza atmıştır. İşveren, temsilcinin iş sözleşmesini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açıkça belirtmedikçe feshedemez. Feshin sendikal nedene dayandığının tespiti halinde temsilcinin işe iadesi ve sendikal tazminat hakları önceliklidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sendikal tazminatın hesabında bir takvim yılının 365 gün olarak kabul edilmesi ve işçinin bir günlük brüt çıplak ücretinin 365 ile çarpılarak tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
İşverenin, aynı işi yapan işçiler arasında sadece sendika üyeliği veya sendikal faaliyetler nedeniyle ücret veya çalışma koşullarında farklılık yaratması "sendikal ayrımcılık" kabul edilmiştir. Bu durumda işçi, ayrımcılık tazminatı talep etme hakkına sahiptir.
Açılan idari davada, Ankara 6. İdare Mahkemesi TÜİK'in 2022'den beri durdurduğu madde sepeti ve ortalama madde fiyat listesini açıklamasının görevi olduğuna hükmetmiştir. Bu karar Danıştay tarafından da onanarak kesinleşmiştir. Karar, işçi ücretlerinin belirlenmesinde kritik olan enflasyon verilerinin şeffaflığı açısından hayati önem taşımaktadır.
Toplu iş sözleşmesi yetki tespiti davalarında, sadece e-Devlet başvurusu yeterli görülmemiş; sendika yetkili organının kabul kararının da bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Yetki başvuru tarihi itibarıyla her iki işlemin de tamamlanmış olması esastır.
Anayasa Mahkemesi, grev hakkının toplu pazarlık sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve ekonomik nedenlerle (işyerinin zorlanması vb.) bu hakkın engellenemeyeceğini vurgulayan kararlar vermiştir. Grev ertelemelerinin keyfi olamayacağı ve işçilerin bu hakkı kullanımının anayasal güvence altında olduğu teyit edilmiştir.